Türkiye Ekonomisinin En Temel 3 Sorunu

Türkiye Ekonomisinin En Temel 3 Sorunu
23 Kasım 2016 tarihinde eklendi, 5 kez okundu.

Gelişmekte olan bir ülke olarak bu ülke grubuna özgü temel ekonomik dinamiklere sahip olan Türkiye ekonomik gelişmişlik düzeyine ulaşmak için bazı ekonomik zorlukları aşmaya çalışıyor. Bu ekonomik sorunlar kalkınmanın önünde ciddi bir engel oluşturarak işgücü piyasasını, özel sektörün gelişimini,  ve vatandaşların alım gücünü olumsuz yönde etkiliyor. Tüm bu olumsuzlukların ortadan kalkmasını sağlamak için devlet yöneticileri ekonomik aygıtları kullanıyor.

Türkiye ekonomi sorunları ülkenin ekonomik dengelerinin bozulmasına neden olacak düzeyde olmasa da uzun vadede bu sorunların çözülmemesi uzun makroekonomik sorunların baş göstermesine sebep olabilir. Türkiye ekonomi yönetiminin önündeki temel sorunları aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:

  1. İşsizlik. Türkiye ekonomisinin önündeki en büyük sorunlardan biridir. İstihdam sorunun çözülmesi ve işsizlik oranlarının düşürülmesi için çeşitli devlet politikaları belirlense de işsizliğin azaltılmasının büyük ölçüde ekonomik büyümeyle orantılıdır. Ekonominin istikrarlı bir biçimde kalkındığı, büyüdüğü rakamlarının olumlu olduğu dönemlerde işsizlik oranı da düşük oluyor.

Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunlarından biri olarak gösterilen işsizlik bu yıl olumsuz bir tablo çizerek artış eğilimi gösterdi. Özellikle, turizm sektöründe yaşanan olumsuzlukların da etkisiyle işsizlik rakamları artarken ekonomimiz açısından daha büyük tehlike olarak görülen genç işsizlik düzeyi da arttı. Geçen yılın Ekim ayına göre işsiz sayısına 104 bin kişi daha eklendi. 3 milyondan fazla işsizin olduğu ülkemizde işsizlik oranlarının durmadan artmasını engellemek için yeni iş yerlerinin yaratılmasına ihtiyaç var. Bunun için yapılması gereken şeylerin başında kamu yatırımlarının arttırılmasıdır. Böylece ileri dönük projeler sayesinde yeni istihdam alanları oluşturulabilir. Akılcı devlet yatırımlarının sonucu olarak istihdam sağlanması geçici bir durum olmaz, sürekli istihdam sağlanmış olur. İşsizliğin azalmasına yardım edebilecek bir diğer etkense yabancı doğrudan yatırımların artmasıdır. Bunu sağlamak için yapılması gereken şeyse yabancı yatırımları çekmek için gerekli yapısal reformları gerçekleştirmektir.

  1. Kısaca özetlemek gerekirse enflasyon, paranın değerinin düşmesi ve fiyatlar genel seviyesindeki sürekli artıştır. Enflasyon, ekonomimizin karşılaştığı temel sorunlardan biridir. Cumhuriyet tarihinin neredeyse her döneminde ekonomi yönetimlerinin üstesinden gelmek zorunda olduğu en büyük zorlukların başında enflasyon gelmiştir. Enflasyon oranının bazı yıllarda yüzde 100’ün üzerinde olduğunu görüyoruz. Ekonominin gelişmesi için enflasyonun varlığı önemli bir etken olsa da burada dikkat edilmesi gereken şey enflasyon oranının belli düzeyde tutulmasıdır. Son yıllarda enflasyon rakamlarının kritik sınır olan çift haneli sayılara ulaşmadığını görüyoruz. Ancak yine de yüzde 8 – 9 düzeyinde seyreden enflasyon oranları da çok olumlu bir görüntü sunmamaktadır.

Ekonomi politikalarımızın temel hedeflerinden biri de enflasyon oranlarının yüzde ortalama yüzde 6,5 düzeyine indirmektir. 2016 Ekim ayı enflasyon rakamları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 7,16 olduğunu açıkladı. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2016 enflasyon hedefini yüzde 7,5, 2017 hedefi ise yüzde 6 olarak belirlemiştir. Dünya Bankası’nın Türkiye enflasyon beklentisi ise 2017 için yüzde 7 olarak görülüyor.

  1. Cari Açık. Ülkenin dışalımı ile dışsatımı arasındaki farkı ifade etmek için kullanılan cari açık kavramı kabaca açıklamak gerekirse ithalat ve ihracat arasındaki farktır. Döviz kurundaki yükselişin devam ettiği bir dönemde ülke ekonomi yönetiminin öncelik verdiği konuların başında cari açığın azaltılması geliyor. En temel ekonomi anlayışıyla ifade edersek ülkeye gelen döviz miktarının ülkeden çıkan döviz miktarından fazla olmaması gerekir. Mal, hizmet, yatırım ve transfer dengesinin sağlanması için iç tasarruf oranının arttırılması, ihracatın arttırılmasının sağlanması için gerekli atmak önemli unsurlardır. Önümüzdeki dönemlerde Türkiye ekonomisinin gidişatı cari açığın düzeyini şekillendirecektir.

Türkiye’nin cari açık rakamları 2016 Kasım ayı itibariyle 24,8 milyar dolardır. Yıllık beklenti ise 32,4 milyar dolar.

Bir önceki yazımız olan Borca Girmeden Önce Düşünmeniz Gerekenler başlıklı makalemizde Borçlu olmak, Borçlu olmamak ve Borçsuz olmak hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git