Banka Promosyunu Caiz Mi?

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Din kuralları, gayet açık ve net bir şekilde faiz kullanımını yasaklıyor. Ancak günümüz dünyasında tamamen faizden izole bir şekilde yaşamak, çok da mümkün olmuyor. Çünkü kişi, parasını faizli olarak bankaya yatırmasa bile, bu kişinin çektiği banka kredilerinde kendisine uygulanan faiz bedeli, kullandığı kredi kartlarında uygulanan faizler ile insanlar sürekli olarak dinin yasakladığı bir olgu ile mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bu konuya banka promosyonları da dahil oluyor. Acaba banka promosyonlarını kullanmak, dini açıdan caiz görülüyor mu? Bu konuda önemli din adamlarının ve diyanet işlerinin yaptığı açıklamalar dikkat çekiyor.

Diyanet İşleri Banka Promosyonları Hakkında Ne Söylüyor?

Diyanet işlerine göre banka promosyonları, faiz değildir. Bu promosyonlar banka tarafından müşterilere sunulan hediyelerdir. Bunların alınmasında herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü günümüzde çalışarak hayatını devam ettirmek zorunda olan kişiler, tamamen alın teri ile para kazanıyorlar. Kazandıkları bu para, çalıştıkları iş yerleri tarafından bankaya yatırılıyor. Herkesin günümüzde bir banka hesabı var. Açılan bu banka hesaplarında, bankaların uyguladığı çeşitli promosyon ürünleri ile müşterinin memnuniyeti kazanmaya çalışılıyor. Yani verilen bu para, ürün vb. kesinlikle faiz değil ve bir hediye niteliğini taşıdığından dinen kullanılmasında hiçbir sakınca yok…

Diyanet işlerine göre banka promosyonlarının faiz niteliği kazanması için, kendilerine banka tarafından bir şart koşulması gerekiyor. Örneğin, “para şu güne kadar bankada kalmalı” gibi bir ibare uygulanmıyorsa, promosyon olan para kesinlikle faiz olarak adlandırılamaz. Bu nedenle promosyonların harcanması, dinen caizdir.

Faiz Neden Caiz Değil?

Dini açıdan faizin yasaklanmasının önemli bir nedeni var. Aslında dini kuralların ilk olarak uygulanmaya başlandığı zamanlarda, dünyada bankalar yoktu. Bu dönemde getirilen faiz yasağı tamamen insanların haklarını korumak için uygulanıyordu. Buna göre kişi bir yakınından borç alıp da; bunu geri öderken, aldığı paradan daha yüksek bir bedeli veriyorsa, bu tamamen haksız bir durumdur. Dinen faizin yasaklanması da, ilk olarak bu durumun önüne geçmek için getirilen bir kuraldır.

Cahiliye dönemi olarak adlandırılan İslamiyet öncesi Arap toplumunda zengin olan kimseler, durumu iyi olmayanlara borç verir ve daha sonra bu parayı alırken, verdiği paranın iki veya üç katına varan miktarlarda bir rakam kazanırlardı. Bu uygulama insanları zor durumda bırakmaktan öte, kişilik haklarına bir gasptan başka bir şey değildir. Çünkü aldığı paranın iki veya üç katını ödeyen bir insan, bir hayli zorlanacak, bu parayı öderken belki ailesinin ve kendisinin ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar zor durumlara düşecektir. İslamiyet’in faizi yasaklamasının altında yatan ana neden budur.

Daha açık bir ifade ile dile getirmek gerekirse, İslamiyet’in asıl yasakladığı şey, tefeciliktir. Tefecilikten kazanılan para helal olmadığı gibi, tefecinin bu işi yapmasına imkân sunmak yani tefeciden para almak da helal değildir.

Kuran’da Faizle İlgili Açıklamalar

Kuran-ı Kerim’de Bakara Suresinin 280. ayetinde yer alan bir açıklamaya göre; zor durumda olan bir borçluya bu borcu ödemesi için bir süre tanınması ve hatta bu paranın kendisine sadaka olarak bağışlanması tavsiye edilmektedir. Yani değil bu borcun üzerinden faiz almak, gerekirse anaparanın dahi alınmaması öğütleniyor. Ayrıca faiz sözcüğü “Riba” ifadesiyle ele alınırken “kat kat riba” almak kesinlikle yasaklanıyor. Bu ifadelerden yola çıkarak yine faizden kastın, borcun kendisinden fazla alınan bir para olduğu kanısına varılıyor.

Bu ayetler ile fakir olan insanların hakları korunmuş ve onlara yapılan haksızlığın önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ayetlerde bahsedildiği üzere “kat kat riba” alanların sonsuz bir acı ile cezalandırılacağı da açıkça ifade edilmektedir. Bu durumu günümüze uyarladığımız zaman, bankalardan alınan promosyon parasının, ayetlerde anlatılan durumla hiç ilgisi olmadığını görmekteyiz. Çünkü promosyon paraları, sizin birilerine verdiğiniz borcun üzerine koyduğunuz faiz değil, bankanın size sunduğu hediyedir.

Kuran’a göre Bankalar Günümüzün Tefecisi midir?

Bankalar müşterilere uyguladıkları faizler ile bazen insanları çok zor durumda bırakabiliyorlar. Bundan yola çıkarak ” Madem faizi yasaklamaktaki kasıt, tefeciliği yasaklamak; bankalar modern çağın tefecisi mi?” sorusu akıllara geliyor.

Cahiliye döneminde yapılan tefecilik ile günümüzdeki bankaları karşılaştırmak, söz konusu bile olamaz. Çünkü o dönemdeki tefecilik yapan kişiler, çok zengin kişilerdi ve insanlara borç verme işinden kar sağlıyorlardı. Ancak bankaların devlet bünyesinde çalıştığını ve devlete hizmet ettiklerini unutmamak gerekiyor. Bankalar faiz alıyorlar. Çünkü ayakta kalabilmek için buna mecburlar. Aldıkları bu para ile devlete vergilerini ödüyorlar. Devlet de aldığı vergi ile vatandaşlara birçok hizmet sağlıyor.

Bankalar, aldıkları faizi, bir hizmet karşısında alıyorlar. Yani bu durumu, sağlanan hizmetin bir bedeli olarak görmek mümkündür. Çünkü parayı bankaya yatırmak yerine evde saklamak, paranın çalınmasına neden olabilir. Banka paranızı sizin adınıza saklarken, bunun bir ücreti olmalıdır. Hâlbuki cahiliye döneminde borç veren tefeciler, sadece insanlara para veriyorlar ve bu parayı misliyle alırken bankaların sunduğu gibi herhangi bir hizmet de sağlamıyorlardı. Bu sebeple bankalara “modern çağın tefecisi” demek yanlış olacaktır.

Banklar Verdiği Promosyonları Nasıl Sağlıyor?

Promosyon ürünleri, genellikle çeşitli iş yerleri ile yapılan anlaşmalarla sağlanmaktadır. Yani herhangi bir iş yerinde yapılacak belli bir miktarlık alışveriş karşılığında sunulan hediyeler, bankaların ve söz konusu iş yerlerinin anlaşması sonucunda size verilmektedir. Bu uygulamada canı yanan bir kimse yoktur. Kuran’ın yasakladığı şey, insanların canını yakmaktır. Yani kişilere haksız bir biçimde uygulanan faizleri engellemek, Kuran’ın hedeflediği şeydir.

Bankaların verdiği promosyonda banka ve söz konusu iş yerinin, bilinçli olarak yaptığı bir anlaşma vardır. Size verilen hediyeler, para puanlar ve kredi kartınıza tanımlanan paralar, bu iki kuruluşun da bilgisi dâhilinde sunulmaktadır. Üstelik bankanın anlaşma yaptığı iş yeri, bu anlaşma ile birlikte daha fazla müşteriye ulaşacak ve dolayısıyla daha çok kazanmış olacaktır. Kazandığı paranın da bir kısmını bu müşterilere hediye olarak sunması, gayet doğal bir durumdur.

Banka Promosyonları Hakkında Farklı Görüşler

Din adamları bu konuda ikiye ayrılmış durumdalar. Bazıları banka promosyonlarının kesinlikle caiz olmadığı yolunda açıklamalarda bulunuyor. Bazı din adamları da caiz olduğunu söylüyor. Peki bu durumda ne yapılmalıdır? Hangi din adamının açıklamaları daha sağlıklıdır. Bu konu hakkında yapılacak net bir açıklama yok. Çünkü din kurallarının faize karşı tavrı, açıkça ortadadır. Fakat belirtildiği üzere bu kurallar, cahiliye döneminde yapılan haksız durumlara karşı geliştirilmiştir. Günümüzde bankalar tarafından yapılan uygulamalar ile o dönem arasındaki fark bellidir. Bu durumda alınacak olan tavır, tamamen kişinin kendisine bırakılmaktadır.

Dinin farklı bir boyutu, kişiyi kendi vicdanı ile yüzleştirmektedir. Dinin özünde, vicdan sorgulaması yapmak esastır. Bu durum dini olarak “tefekkür” olarak adlandırılır. Kişi, tefekkür ile dünyadaki eylemlerini sorgular ve bu eylemlerin kendisini ilahi boyutta nereye taşıyacağını anlamaya çalışır. Bu sorgulama, kişinin bireysel olarak yaptığı dünya yolculuğunda, içsel gelişimini sağlaması için yegâne yoldur. Böyle bir vicdan sorgulamasında eğer banka ve parayla ile ilgili uygulamalar, bankaların promosyonları, faiz bedelleri gibi konular kişiyi rahatsız ediyorsa, bu uygulamalara katılmamak tamamen kendi tercihi olacaktır.

Banka Promosyunu Caiz Mi? YAPILAN YORUMLAR